ÇOCUK ve DİSİPLİN
Çocuk konusunda bilgiden yoksun ne yapacaklarını bilemeyenler
ya büyüklerinden yardım alıyor ya da deneme yanılma yöntemi ile
yarım yamalak bir şeyler yapıyorlar.
Çocuğun eğitimi ve disiplini konularında anne ile baba arasında
uyum gerekiyor. Çelişki olduğunda, neyin ne zaman ve nasıl
yapılmasını bilememeleri çocuğun ileri yaşlarındaki problemlerine
neden olabiliyor.
Anne ve babaların “Saygı, Sevgi ve güven gibi” derin
duygusal ilişkileri küçük yaşlarda kurabilmesi...
Ebeveyn olmak yerine arkadaş olmayı düşünmesi...
Çocuk hangi yaşta olursa olsun büyük insan gibi davranış
bekleme yanlışlığından ve alışkanlığından vazgeçilmesi...
İlişkilerin yalnız çocuktan beklenilen istenmeyen olumsuz
hareketleri ve yaramazlık gibi davranışlar engelleyebilmek
için azarlayarak, laf söyleyerek, döverek ilgi göstermenin
yanlış olduğu...
Tutarlılık, dikkat, övgü ve sevgi dolu yaklaşım ile “iyi ve doğru”
istenilen davranışların sabır ile üzerinde durulması,
tekrarlanarak pekiştirilmesi...
İstenmeyen davranışlarda verilen cezanın nedenini anlayamayan
çocuğun ilgi çekmek için tekrarlayacağını, üzerine gidilmemesi ve
zamana bırakılması, zararlı ise temkinli ve dengeli bir yaklaşımda
bulunulmasının gerekliliği...
Çocuğa “ dur, otur, sesini kes, yapma “ demek büyükler gibi
sessiz ve sakin durmasını, sırasını bekle yerine, şefkat ve sevgi
ile ona yaklaşmanın, sabır ile yardımcı olmanın kişiliğinin
gelişmesinde yararlı olduğu...
Ayrıca çocukta kişilik kavramının oluşması sürecinde anneyi,
babayı ve çevreyi örnek alması ve “taklit” etmesinin önemli
rol oynadığı...
Bu nedenle aile ortamında bireylerin davranışlarına
çok dikkat etmeleri...
Olayların sonuçlarından çocuğun ders almasını, iyiyi – kötüyü,
yanlışı doğruyu anlamasını sağlayarak güçlü kişilik kazanmasına
olumlu bir yaklaşım ile ilginin gerekli olduğu...
Çocuğu küçük yaşlarda dövmenin nefret, korku ve yarar yerine
zarar getirdiği...
5 – 6 yaşlarına kadar verilen eğitim ve disiplinde dengeli ve tutarlı
olmasını, duygularının değil davranışlarının kontrole alınması
gerekliliği...
Çocuğun duygularını korku ile bastırmadan endişelerini dile
getirmesine, her yönü ile açıklamasına, arınmasına fırsat
vermenin çocuğun büyüdüğünde ruhsal sağlığının iyi
olmasını sağladığı...
Doğrunun, yanlışın, iyinin veya kötünün duygular ile ilgisi
olmadığının, ancak davranış biçimlerimizin sergilenişi olduğunu
anlatmanın yararları...
7 – 8 yaşlarında ve de sonra çooooook önemli bir neden
olmadıkça dövülmesinin yanlış olduğu...
Gerektiğinde dövmenin ölçülü, şiddet kullanmadan, kontrolü
kaybetmeden, az ve çooook seyrek olarak uygulanabilen ama
doğru bir yöntem olmadığı...
Dayağın öğretici olmak yerine içten, içten başkaldırı,
karşı gelme, isyan etme biçimine dönüştüğünü ve döverek
disiplin verilemediği...
Bunun yerine çocuğa asla ÖDÜN vermeden uygun bir çözüm
bulunmasının gerektiği...
Çocuğa gereksinimlerini içeren özgürlüğün dengeli, tutarlı,
ödünsüz verilmesi...
Çocuğa bir olayda laf anlatmak - nutuk çekmenin, zorla kabul
ettirmenin yararı olmadığını bilerek her iki tarafa uyumlu bir
çözüm bulunması...
Gibi ve daha pek çok önemli konuları ANNELER - BABALAR
bilmelerine rağmen ya unutuyor ya da ihmal ediyorlar.
Bilmeyenlerin de çocuk eğitimi konularında çeşitli pek çok kitap
varken okumalarını ve Ülkemizde “Evlilik” ( öncesi – sonrası)”
ve de “Çocuk Bakım ve Eğitimi “ veren kurslara gitmelerini,
yoksa bir an önce açılması için ilgili makamlara müracaat
etmelerini dilerim.
Karmaşık bir yapısı olan insana 5-6 yaşına kadar olan çocuklukta
gerekli ve nitelikli bakım, eğitim ve ilgi verilemiyor, yol-yordam
gösterilmiyor ise alışkanlıkları ve karakteri biçimlenmiş çocuklar,
kendi başlarına yaşamaya başladıklarında çaresizliklerin getirisi
başarısızlıklar nedeni ile ileri yaşlarda çelişkileri, sorunları artıyor
ve bunalıma giriyorlar.
DENEY sonucunda önemli bir konuyu anlatan yazı ile sohbeti
bitirelim.
Bir laboratuarda deney yapılıyor. İçinde bir büyük ve çokça
küçük balığın olduğu kocaman bir akvaryum hazırlanıyor.
Haliyle, büyük olan acıktıkça küçükleri yiyor...
Daha sonra akvaryumun ortasına dikey bir cam yerleştiriliyor
böylece akvaryum ikiye ayrılıyor.
Büyük balık bir tarafa küçük balıklar da diğer tarafa
yerleştiriliyor.
Büyük balık cam bölmeyi geçmek ve küçük balıkları yemek
için defalarca deneme yapıyor.
Bu durum tam 28 saat boyunca sürüyor.
28 saatin sonunda büyük balık artık diğer tarafa geçmek için
mücadele etmeyi bırakıyor.
Deneyin sonunda cam bölme kaldırılıyor.
O da ne!
Büyük balık küçükleri yemek için hiçbir hamle yapmıyor.
Saatler geçtiği halde onları yemediği görülüyor.
Buna psikolojide "Öğrenilmiş Güçsüzlük" deniyor.
İstatistiklere
Verilere göre bir çocuk ergenlik yaşına gelinceye kadar
ortalama 148.000 defa anne ve babasının, "yapma; elleme,
dokunma," gibi sözlerini duyuyormuş.
Böyle davranılan çocuklarda büyüyünce "yapamama",
"edememe" özellikleri gelişiyor ve özgüven’lerini yitirdikleri ve
mücadele güçlerini kayıp ettikleri bildiriliyor.
CANLAR,
Çocuk sahibi olmak isteyen Anne ve Baba’ların önemle bu
konulara eğilmeleri, özellikle okumaları, bilerek evlat
yetiştirmeleri ülkemizin geleceği için pek çok önemli.
Genç Anne ve Baba’lar, Anne Baba olacaklar.
Okuyunuz ve öğreniniz.
“Lütfen önce kendimizi sonra çocuklarımızı yetiştirmek
”AMAÇ“ olmalı.
Bedensel ve ruhsal sağlıkları güçlü evlatlar yetiştirmeniz dileği ile...
Sevgiler,
Avni Baba

